"Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkenin başına gelebilecek en güzel şeydir…" M. Ü

Posts Tagged ‘tehdit’

Tehditler Karşısında Ne Yaptı?

Tehdit“Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatında hiç tehdit edildi mi? Ne zaman tehdit edildi? Tehditler karşısındaki tutumu nasıldı?” sorularına cevap arayacağız…

27 Mart 1994 yerel seçimlerinde Tayyip Erdoğan, Refah partisinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğu zamanlarda, tehdit telefonları geliyor…

Tayyip Erdoğan’ın çalışma arkadaşlarından Ahmet Ergün aranıyor (o sıralarda sadece cep telefonu bu kişide var) ve gün içerisinde 2 saat süreyle elektrik ve telefonların kesileceği söyleniyor…

Akşama doğru telefon tekrar çalar…

- Alo, buyrun…

- Sabahleyin arayıp, elektrik ve telefonunuzun kesileceğini söylemiştik… Gördünüz, ne dediysem o!

- Gördük görmeye de, siz kimsiniz beyefendi? Nedir, ne derdiniz var bizimle?

- Sizi uyarıyorum: Adamınız derhal adaylıktan çekilecek ve bunu bir basın toplantısı ile deklare edecek. Aksi halde…

- Evet, Aksi halde?…

- Bir sonraki uyarımız kanlı olacak!..

Dedikleri gibi de oluyor…

Refah Partisi Samandıra seçim bürosu bombalanıyor…

… Bir kardeşimiz olay yerinde hayatını kaybetmiş. Bir kaç arkadaşımız da yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı…

Yaralılar hakkında bilgi almak için başhekime gidiliyor fakat tam oradayken telefon tekrar çalıyor

… Uyarılarımı dikkate almadınız. Kan akacak demiştim, kaale almadınız. Bu size son ikazım!
Bu gece bir konuşmanız daha var. Adayınız (Tayyip Erdoğan) konuşma yapacak.
Söyleyin, vazgeçsin. Aksi halde konuşma esnasında vurulacak…

O sırada çalışma arkadaşları, Reis’e bakarlar;

Tayyip Bey’e bakıyoruz, kararsızlık ve endişeden çok, derin bir inanmışlık hali var yüzünde. Belli ki inancı onu herhangi bir dünyasal güçten korkmayacak kadar özgürleştiriyor; gerektiğinde her şeye meydan okuyabiliyor. Onun bu derin ve dingin ruh hali hepimizi cesaretlendiriyor.

“Arkadaşlar herkes görevinin başına!” diyor Reis. “Devam ediyoruz!”…

Tayyip Erdoğan konuşmasını bir minibüsün üzerinde yapıyor… Gönüllü çalışanlar ve teşkilat çalışanları tehdit telefonları dolayısıyla, kendilerini Reis’e siper ediyorlar…

Konuşma oldukça kısa tutuluyor ve evine ulaşmak üzere yola çıkmaya hazırlanırken, telefon çalıyor:

“Gece henüz bitmedi!” diyor. “Eve varıncaya kadar katedeceğiniz uzun bir yolunuz var. Ensenizdeyiz!”

Hiç bitmeyecek gibi uzayıp giden o yolu nasıl geçtiğimizi hatırlamıyorum… Birden telefon tekrar çalıyor…

Ahmet’in yüzü aydınlanır gibi oluyor, bu sefer gerçekten rahatlıyoruz…

- Ne dedi?

- Bitti! Kabus bitti!

- Ahmetciğim, ne dedi? Anlatsana, biten ne? Kabus kim?

- Dedi ki…

- Evet…

- Adamınız herifmiş dedi, “Adaylığı hayırlı uğurlu olsun!…”

“Belli ki inancı onu herhangi bir dünyasal güçten korkmayacak kadar özgürleştiriyor.”

Böyle bir felsefe ile yaşayan insanı bu dünyada hangi korku ile yaşar ki?

Böyle bir insanı hangi tehdit ile yıkabilirsiniz ki?

Böyle bir insan, tehdit gibi alçakça tuzaklara pabuç bırakır mı ki?